Хабзэ Логотип Toplumsal ve Siyasi Örgüt

21 Mayıs’ta Çerkes Şehirlerindeki Yürüyüş

Nalçik’te şehrin ana caddesi boyunca, Çerkesya’nın özgürlüğü için şehit düşenleri ve 1763–1864 yılları arasında yüzyıl süren Rus-Çerkes Savaşı’ndaki soykırım kurbanlarını Anma Günü olan 21 Mayıs’ta on yıllardır geleneksel olarak bir yürüyüş düzenlenmektedir.

Bu barışçıl eyleme toplumun her kesiminden insan katılıyor: kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, kültür sanat insanlarından okul öğretmenlerine kadar çeşitli mesleklerden insanlar. Birçoğu geleneksel ulusal kıyafet olan çerkeskayı giyerek Çerkes bayraklarıyla güzel, barışçıl ve örgütlü bir şekilde yürüyor ve kortejin en önünde, tam teçhizatlı geleneksel kıyafetleri içinde, tüm Çerkeslerin ulusal bayrağını taşıyan Kabardey atlarına binmiş yüzlerce atlı ilerliyor. Bu insanlar ve atlılar cumhuriyetin neredeyse tüm köylerinden toplanıyor; pek çoğu komşu cumhuriyetlerden geliyor ve Çerkes diasporasından insanlar da bu etkinliğe katılmak için sık sık anavatana seyahat ediyor.

Devletten hiçbir talimat gelmeksizin organizatörün bizzat Çerkes halkı olmasına rağmen, her şey olağanüstü derecede örgütlü, görkemli ve saygın bir şekilde ilerliyor. Ve bu, Çerkes halkının özgür kalabilmesi için hayatlarını kahramanca feda eden ataların anısına gerçekten layıktır!

Benzer yürüyüşler Adıgey ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinin başkentlerinde ve tarihi Çerkesya’nın Karadeniz kıyısındaki Şapsığ bölgesinde de düzenlenmiştir.

1990’larda Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ve Adıgey parlamentolarının, 18. ve 19. yüzyıllarda Rus İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen Çerkes soykırımını resmi olarak tanıdığını belirtmek önemlidir. Böylece bu cumhuriyetlerin yönetim organları, Çerkes halkının itibari iadesi için gerekli çalışmaları yürütmekle, Çerkeslere anavatanlarına dönme hakkının verilmesini sağlamakla ve bu trajedinin anısının unutulmamasını temin etmekle kendilerini yükümlü kılmışlardı.

Ancak bugün, on yıllardır ataların hatırasına derin bir saygıyla ve örgütlü bir şekilde gerçekleştirilen barışçıl bir eylemin neden engellenmeye başlandığı anlaşılamamaktadır. Son yıllarda ve özellikle 2025’te 21 Mayıs yürüyüşü etrafında oluşan durum, bu tür etkinliklere izin verilme uygulamasının ne kadar çarpıcı bir biçimde değiştiğini açıkça göstermektedir.

Geçtiğimiz günlerde Kabardey-Balkar Yüksek Mahkemesi, Nalçik Şehir Mahkemesi’nin, yetkililerin Çerkesleri Anma Günü’nde Nalçik’in ana caddesinde kitlesel bir yürüyüşe izin vermeyi reddetmesini “yasal ve haklı” bulan kararını onadı.

Böyle bir durumda doğal olarak şu sorular ortaya çıkıyor:

Cumhuriyetlerin başkanları buna neden izin veriyor?

Sözde Dünya Çerkes Birliği ne yapıyor? Onlar her şeyden önce halkın yanında yer almak ve bu günde kahraman atalarına ve söz konusu trajedinin kurbanlarına saygılarını sunmak amacıyla onurlu, barışçıl ve örgütlü bir şekilde sokaklara dökülen halkın o saygıdeğer kesiminin güvenliğini garanti altına almak için ellerinden gelen her şeyi yapmak zorunda değiller mi?

Dünya Çerkes Birliği, uzun zamandır bir gelenek haline gelen bu eylemin, insanların herhangi bir engelle karşılaşmadan katılabilmeleri ve görevlerini yerine getirebilmeleri için yasal olarak tescil edilmiş bir şekilde düzenlenmesini sağlamak adına ne yapıyor?

Bu etkinliğe katılan saygın kişilerin, kültür insanlarının gözaltına alınmasının nedeni nedir?

Neden yetkililerin bu etkinliğe bir dahaki sefere nasıl tepki vereceği konusundaki belirsizlikler içinde bir sonraki yılı beklemek zorundayız?

Sözde Dünya Çerkes Birliği yönetimini sık sık ziyaret eden ve onlarla işbirliği yapan diasporadaki Çerkes örgütlerinin temsilcileri de onlara bu veya benzeri soruları soruyor mu?

Nerede yaşarsa yaşasın her Çerkes; bu tarihle, vatanda bu hatıraya nasıl yaklaşıldığıyla ve her şeyden önemlisi orada olup bitenlerle doğrudan ilgilidir!

“Xabze” Çerkes Sivil Toplum Örgütü Başkanı
Martin Kochesoko