Almir Abregov: “Çerkesya Ülkesini Düşünüyorum”

150 yıl önce dünyadaki tüm haritalarda açıkça işaretlenmişti. Dahası, diplomatik belgeler de dahil olmak üzere birçok belgede ve Avrupa periyodik yayınlarında yer alıyordu. Çerkesya ile ilgili meseleler, farklı ülkelerin devlet ve halk adamları tarafından, parlamentolarda dahi tartışılıyordu. Çerkesya ve Çerkesler, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin bir nevi sembolü haline gelmişti. Hatta Çerkeslerin safında savaşa katılmak üzere ülkeye gelen gönüllüler bile olmuştu. Tüm yabancı ve Rus kaynaklarına göre ana sınırları şunlardı: kuzeybatıda Kuban Nehri’nin ağzı; güneydoğuda ise Bzyb (Bızıb) Nehri veya Gagra. Şüphe duyanlar bu kartografik verileri kontrol edebilir ve bunun gerçeğe birebir uygun olduğuna kendileri de ikna olabilirler.
Ancak 19. yüzyılda, “Çerkesya” adı Rus kaynaklarında — raporlarda, bildirilerde ve Rus haritalarında — sadece ara sıra anılmaya başlandı ve ardından tamamen ortadan kayboldu. Bunun yerine, o dönemin tarihi gerçeklerine uymayan, kimliksiz ve şekilsiz bir coğrafi isim ortaya çıktı: “Batı Kafkasya”.
Şu da dikkat çekicidir ki; 1859’da Kuzeydoğu Kafkasya’daki savaşın sona ermesinden sonra verilen Rus askeri nişanları “Çeçenistan ve Dağıstan’ın Fethi İçin” ibaresini taşırken, 21 Mayıs 1864’ten sonra askerlere ve subaylara verilen benzer madalya ve nişanlar saçma, absürt ve hiçbir anlam ifade etmeyen bir isim taşıyordu: “Batı Kafkasya’nın Fethi İçin”.
Ben, “Çerkesya” adının ortadan kaldırılmasıyla birlikte koca bir halkın — Adığelerin (Çerkeslerin) — ve onların ülkelerinin askeri tarihinin de yavaş yavaş yok olmaya başlaması nedeniyle bu olgunun özel olarak araştırılması gerektiğine inanıyorum. Bu formatta, söz konusu olgunun nedenlerini ve sonuçlarını detaylı bir şekilde belirtmek imkansızdır, ancak şurası açıktır: Bu durum, Rus diplomasisinin ve generallerinin katılımı olmadan gerçekleşmemiştir. Onlar, Rus ordusunun görünüşte Batı Kafkasya’nın “vahşi kabilelerine” medeniyet götüren “kültür taşıyıcısı” (kulturträger) misyonuna ideolojik bir kılıf uydurmak için seferber edilmişlerdi. Buna ek olarak, Avrupa’nın toplumsal bilincinde hakim olan hayranlık ve en azından manevi destek dalgasını kırmak gibi başka bir amaç da güdülüyordu.
Ve nihayetinde, büyük güçler arasında bir mücadele konusu haline gelmiş bir ülke olan “Çerkesya” adının ortadan kaldırılıp yerine “Batı Kafkasya” isminin konulması; uluslararası ilişkilerdeki tüm tarafların kafasını karıştırmayı ve onları aslında tartışılacak böyle bir konunun olmadığına ikna etmeyi amaçlıyordu.